kalemlikÜcretsiz katıl
SÜRGÜN kapağı

SÜRGÜN

lemonkoli · Romantik · 9 bölüm

Okumaya başla Kalemlik’te aç

Hikâye hakkında

Lubb kulak tırmalayıcı tiz bir sesle kabuğuna çekilirken üzerimdeki kalıntıları silmek üzere yanımda taşıdığım çantaya uzandım. Her antrenman sonrası olduğu gibi ellerim kontrolsüzce titriyordu. Avuçlarımdan yayılan -artık alışık olduğum- tuhaf, yanık kokuyu görmezden gelmek zordu. Elim çantamın içinde bezi ararken kabarık bir pakete çarptı. Bu, geçen gün Ayris için öğle yemeğinden ayırdığım bisküvi paketiydi. Ansızın kendimi fiziksel ve duygusal olarak tükenmiş hissettim. Bezi boşverdim ve derin bir nefes alarak yere oturdum. Paketi açıp ağzıma bir bisküvi attım. Neredeyse her gün çalışmamız biter bitmez eşyalarımı toparlayıp depodan koşar adımlarla çıktığımdan, Barlas ne yaptığımı anlamaya çalışarak olduğum tarafa kısa bir bakış attı. Bense bisküvinin ağzımın içinde çıkardığı sesi duyduğumdan, rahatsız olarak yedim. Sanki bütün depoda yediğim şeyin sesini duyuluyordu, ya da ben öyle hissediyordum. O ise az ileride gitmek üzere çantasını topluyordu. Son parçayı da şöyle bir bakıp ağzıma attığımda midemde bir ağırlaşma hissettim. Mideme oturdu herhalde. Bisküvi midesine oturur mu insanın? Belki. Hızlı hızlı yedim, ondan mı acaba? Hayır, başka bir şey. O günden bu yana hazmetmeye çalıştığım şey. Hazmetmek değil, bu doğru kelime değil. Yutmak. Burada oturduğum sıralarda yutaktan düşen ‘şey’, sessizce inip mideme oturdu. Benimle kesinlikle ilgilenmiyordu. Sanki düşüncelerimi duymuş da bir cevap vermesi gerekiyormuş gibi “Sorun tekniğinde değil, odağında. Çabuk dağılıyor.” dedi bana bakmadan. “Beni avutuyor musun?” Dudağı usulca kıvrıldı. “Öyle görünüyor.” Uzun zamandır yaptığı gibi beni görmezden gelmediği için mi bilmem bu sefer şu ukala gülüşü o kadar da rahatsız edici değildi. Derin bir nefes aldım. “Biliyorum.” Elbette haklıydı. Rahibe Luvena da üzerine basa basa bunu birkaç kez tekrarlamıştı. Haftalardır aynı hareketlere çalışıyorduk ancak kontrolümü hala tam anlamıyla kazanamamıştım. Evet artık ikimizi de yakmıyordum ama çekirdeğin ne zaman biraz fazla yakınlaşmasına izin versem ya da bir dokunaç elime yakın geçse ateşimin sınırları belirsizleşiyordu. Zaten mühür de hala tüm ihtişamıyla bileğimde zaman zaman kendisini hatırlatıyordu. Gözlerim hala paketi kavrayan titrek ellerime kaydı. Belki de tanrıça yanlış kızı seçmişti. Ayris’in beni ölü olarak görmesi de pek hayra alamet olamazdı değil mi? Hem ölü birinin kime ne faydası olabilirdi ki. “Zaten sonunda her türlü tutuşacağım gibi görünüyor.” Barlas ne demek istediğimi anlamak istercesine b

Bölümler

  1. İlk Görüş
  2. Sınırlar
  3. Meydan Okuma
  4. Patlama
  5. Kumar
  6. Korkular ve Arzular
  7. Uyarı
  8. Amblem
  9. Güven

Kalemlik — Türkçe hikâye okuma ve yazma topluluğu. Ana sayfa